Geciken Tren

C1

279 ord · ⁦~2⁩ min lesing · Avansert

Yağmurlu bir salı sabahı Aylin, Ankara'dan İstanbul'a giden hızlı trenin altıncı vagonundaki rezervasyonlu koltuğuna yerleşti. İzmir'deki ekibinin haftalardır oyaladığı teklif dosyasını bitirmek için sabah erken kalkan treni özellikle seçmişti. Tren Ankara Garı'ndan hareket ederken koridora bakan koltukta oturan yaşlı bir beyefendinin sık sık cep saatine bakıp huzursuzlandığını fark etti. Kondüktör kısa süre sonra Polatlı yakınlarındaki sinyal arızasının yolculuğa en fazla kırk dakika ekleyebileceğini duyurdu; bu haber birkaç yolcunun içini çekmesine yol açtı. Aylin ise gecikmeyi beklenmedik bir zaman hediyesi olarak gördü. Dizüstü bilgisayarını açıp ofiste nadiren bulduğu bir yoğunlukla yazmaya başladı. Ofiste meslektaşları onun suskunluğundan anlamlar çıkarmaya çalışır, doğrudan sormazlardı.

Tren Eskişehir'e vardığında yağmur dinmiş, soluk bir güneş pencerelerden içeri sızmaya başlamıştı. Karşı koltuktaki yaşlı adam, Aylin'in ekrana ara sıra kaşlarını çatmasından cesaret alıp sohbet açtı.

Adının Mehmet Yılmaz olduğunu söyledi ve yedi yıldır ilk kez torununu görmeye gittiğini, sağlık sorunları yüzünden bu ziyareti iki kez ertelediğini anlattı. Aylin dikkatle dinledi; adamın ölçülü cümlelerinde dile getirmek istemediği pişmanlık katmanlarını sezinledi. Bilecik'e yaklaşırken kondüktör gecikmenin kuzeydeki hava koşullarının düzelmesi sayesinde yirmi beş dakikaya indiğini bildirdi. Mehmet Bey o zaman az duyulan bir gözlem paylaştı: Tren yolculukları, insanların gizli önceliklerini herhangi bir resmi görüşmeden daha iyi ortaya çıkarır. Aylin bu inceliğe gülümsedi; kendi projesinin risklerini kabul etmekteki gönülsüzlüğünün, adamın temkinli iyimserliğine ne kadar benzediğini fark etti.

Tren nihayet Söğütlüçeşme Garı'na sabah saat on biri on geçe girdiğinde teklif dosyasını tamamlamış, hatta iki paragrafı baştan yazarak tam da istediği temkinli üslubu yakalamıştı. Mehmet Bey sessiz bir baş hareketiyle ona iyi dileklerini iletti; bu jest sözlerinden daha fazla onay içeriyordu. Perona adımını attığında Aylin, yolculuğun sadece fazladan çalışma süresi değil, yabancılar arasındaki dile getirilmemiş anlayışın değerine dair beklenmedik bir ders de verdiğini anladı.

Forsto du teksten?

Velg ett svar for hvert spørsmål.

1Aylin trene nereden binmişti?
2Mehmet Bey torununu en son ne kadar süre önce görmüştü?
3Tren Söğütlüçeşme Garı'na saat kaçta vardı?
4Mehmet Bey yolculuğunu daha önce iki kez neden ertelemişti?
5Aylin'in trende tanıştığı yaşlı beyefendinin adı neydi?

Har du en idé til en funksjon?

Fortell oss hva du vil se neste — vi leser hver melding.

Send idé →