Dilbilgisi ~20 dk temel ders kaldı

Tavsiye vermek ve fikir bildirmek

Bu dersten sonra yapabilecekleriniz

Tavsiye verebilir, fikrimi söyleyebilir, katılabilir ve kibarca karşı çıkabilirim.

Derse başla Çekirdek 18–20 dk · adım: 6 · isteğe bağlı: +2

Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.

Dilbilgisi

4 dk

should — tavsiye: zorunluluk değil, iyi olacak şey.

You should see a doctor. Doktora görünmelisiniz.
You shouldn't work at weekends. Hafta sonları çalışmamalısınız.
Should I call him? Onu aramalı mıyım?

should bir yardımcı fiildir (modal), tıpkı can ve must gibi: -s almaz, do almaz, ondan sonra fiil yalın hâldedir.

Üç dereceyi karşılaştırın:

You must see a doctor. Mutlaka, yoksa kötü olur.
You have to see a doctor. Kural böyle.
You should see a doctor. Tavsiye, karar sizin.

Fikir ve fikre tepki:

I think it's a good idea. Bence iyi bir fikir.
I don't think it's a good idea. Bence iyi bir fikir değil.
I agree. / I don't agree. / I disagree. Katılıyorum / Katılmıyorum.
Exactly. / You're right. Aynen öyle / Haklısınız.
I'm not sure. Emin değilim.
Reklam

Türkçe konuşanların hataları

diliniz için yazıldı
1

Tavsiye için must

✗ You must see a doctor (dostça bir öneri olarak) → ✓ You should see a doctor. Türkçede “-meli” hem zorunluluğu hem tavsiyeyi karşılar (“doktora görünmelisin”) ve en tanıdık karşılığı must'tır. Ama must sert bir zorunluluktur; öneri, karar karşıdakinde ise should.

2

Olumsuzluk yanlış yerde

✗ I not think → ✓ I don't think: olumsuzluk A1 #8'deki gibi do ile kurulur. I think it isn't a good idea anlaşılır, ama alışılmadık duyulur: İngilizcede genellikle düşünme fiili olumsuz yapılır: ✓ I don't think it's a good idea. Türkçe “Bence iyi bir fikir değil” olumsuzluğu içeri koyar, İngilizce dışarı çıkarır.

3

I am agree

✗ I am agree

✓ I agree

“Aynı fikirdeyim”, “hemfikirim” sözlerindeki “-im” am gibi görünür. Ama agree bir fiildir, sıfat değil, ve be istemez.

4

should'dan sonra to

✗ You should to rest

✓ You should rest

have to gibi düşünülür, ama should da must gibi to almaz.

Telaffuz

3 dk

should vurgusuz ve kısadır — /ʃəd/, l harfi hiç okunmaz. shouldn't /ˈʃʊdnt/ kelimesinde ünlü tam okunur, sondaki t ise akıcı konuşmada çoğu zaman düşer.

Tavsiyenin tonlaması — yumuşak bir düşüş. Sert bir düşüş tavsiyeyi emre çevirir, yükselen ton ise kararsızlığa.

Reklam

Metin

3 dk

I'm very tired. I work eleven hours every day.

You shouldn't work at weekends. I think you should take a holiday.

I don't think I can. We have a lot of work now.

I don't agree. You should talk to your manager.

Maybe you're right.

Alıştırmalar

8–10 dk

1. Boşluk doldurma.

  1. You look ill. You see a doctor
  2. You work at weekends
  3. I call him now?
Cevapları göster
should, shouldn't, Should.

2. Hata bulma.

  1. I am agree with you.
  2. You should to rest.
  3. I not think it's a good idea.
Cevapları göster
I agree with you. / You should rest. / I don't think it's a good idea.

3. Eşleştirme.

  1. You must go.
  2. You should go.
  3. You have to go.
Cevapları göster
`You must go.` — zorunluluk; `You should go.` — tavsiye; `You have to go.` — kural.

4. Seçme.

Nasıl katılırız, nasıl karşı çıkarız? I agree, I don't agree, Exactly, I disagree, You're right

Cevapları göster
katılma — I agree, Exactly, You're right; karşı çıkma — I don't agree, I disagree.
Reklam

Özet

Bu derste işlenenler

  • should ve shouldn't
  • gerekliliğin üç derecesi
  • fikir ve katılma için beş kalıp

Sırada 12. ders: 7–11. derslerin tekrarı.

Temel dersin sonu

Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.

Ders 48

isteğe bağlı

Kart destesine kelimeler

12 kelime
  • should /ʃʊd/, zayıf biçimi /ʃəd/ -meli, -malı (tavsiye)
  • advice /ədˈvaɪs/ tavsiye, öğüt
  • disagree /ˌdɪsəˈɡriː/ katılmamak, karşı çıkmak
  • right /raɪt/ haklı, doğru
  • exactly /ɪɡˈzæktli/ aynen öyle, tam olarak
  • tired /ˈtaɪəd/ yorgun
  • manager /ˈmænɪdʒə/ yönetici, müdür
  • holiday /ˈhɒlədeɪ/ tatil
  • idea /aɪˈdɪə/ fikir
  • problem /ˈprɒbləm/ sorun, problem
  • maybe /ˈmeɪbi/ belki
  • suggest /səˈdʒest/ önermek

Yazma

Dört cümle: bir arkadaşınıza tavsiye verin ve fikrinizi söyleyin.

Örnek

You shouldn't work at weekends. I think you should take a holiday. I don't think it's a good idea to work every day. You should talk to your manager.

Kontrol listesi

Taslak bu cihaza kaydedildi
Reklam

Bir özellik fikrin var mı?

Fikri gönder
Reklam
Reklam