“Eskiden” ile “şimdi”yi karşılaştırmak
Eskiden alışkanlık olan ve artık olmayan şeyleri anlatabilirim.
Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.
Dilbilgisi
5 dkused to + fiil — geçmişte DÜZENLİ olarak ya da uzun süre olan ve sona ermiş şey.
| I used to live in Istanbul. | Eskiden İstanbul'da yaşardım (artık değil). |
| She used to smoke. | Eskiden sigara içerdi (bıraktı). |
| We used to go there every summer. | Eskiden her yaz oraya giderdik. |
Soru ve olumsuz cümlede -d düşer, çünkü onu did alır:
| Did you use to live here? | |
| I didn't use to like coffee. |
used to ile Past Simple karşılaştırması:
| used to — alışkanlık, tekrarlanan | Past Simple — bir kez |
|---|---|
| I used to go to Italy every year. | I went to Italy in 2019. |
| ✗ I used to go to Italy in 2019. | — tek seferlik olay, used to uymaz |
Kontrol: olay BİR kez olduysa, belli bir tarih verildiyse ya da ne kadar sürdüğü söylendiyse (for ten years), used to kullanılamaz.
Dikkat: be used to bambaşka bir şeydir. I'm used to getting up early “erken kalkmaya alışkınım” demektir, yani bugünkü bir alışkanlıktır. B1'de işlenecek; şimdilik şunu aklınızda tutun: be olmadan used to yalnızca geçmiş hakkındadır.
Türkçe konuşanların hataları
diliniz için yazıldıBugün için used to
✗ I used to get up early (bugün de öyle) → ✓ I usually get up early; ✗ I used to live in Istanbul now → ✓ I live in Istanbul now. used to “alışkanlık”, “alışkın olmak” ile karıştırılır, oysa yalnızca “eskiden …-erdi, artık değil” demektir. Bugünkü alışkanlık Present Simple ile söylenir; now ile used to bir arada olamaz.
Her “eskiden” used to değildir
✗ I used to work in a hotel for ten years
✓ I worked in a hotel for ten years
Türkçede “eskiden” “-di” ile de gelir (“Eskiden on yıl bir otelde çalıştım”), ama used to yalnızca “-erdi”nin karşılığıdır: süre ya da tarih varsa — Past Simple.
Telaffuz
3 dkused to /ˈjuːstə/ diye söylenir — tek kelime gibi, ötümsüz /s/ ile ve /d/ sesi olmadan. I used to live — /aɪ ˈjuːstə lɪv/.
Bu, want to → /ˈwɒnə/ ve have to → /ˈhæftə/ ile aynı türden bir kaynaşmadır. Kulakla used to ile use to hiç ayırt edilmez — fark yalnızca yazıdadır ve fazladan -d hatası bu yüzden bu kadar inatçıdır.
Metin
3 dkI used to live in a small town near the sea. We used to go to the beach every evening. I didn't use to like big cities, but now I live in Istanbul and I like it. My father used to work in a factory. It closed in 2010 and he found a new job. Did you use to play any sport at school?
Alıştırmalar
8–10 dk1. Boşluk doldurma.
- I (live) in a small town — eskiden, artık değil
- I (visit) Rome in 2019
- We (go) to the beach every evening
Cevapları göster
2. Dönüştürme.
- You used to smoke. → Did…?
- You used to smoke. → You didn't…
Cevapları göster
3. Hata bulma.
- Did you used to live here?
- I used to visit Rome in 2019.
- I used to live in Istanbul now.
Cevapları göster
4. Çocukluğunuzu anlatın.
used to ile üç cümle. Örnek: I used to play football. I used to live near my school. I didn't use to like fish.
Özet
Bu derste işlenenler
- used to bütün biçimleriyle
- Past Simple'dan farkı
- be used to uyarısı
Sırada 29. ders: başkasının sözlerini aktarmak.
Temel dersin sonu
Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.
isteğe bağlı
Kart destesine kelimeler
12 kelime- used to /ˈjuːstə/ eskiden (-erdi)
- town /taʊn/ kasaba
- factory /ˈfæktri/ fabrika
- childhood /ˈtʃaɪldhʊd/ çocukluk
- change /tʃeɪndʒ/ değişmek
- grow up /ɡrəʊ ˈʌp/ büyümek, yetişmek
- move /muːv/ taşınmak
- any more /ˌeniˈmɔː/ artık (olumsuzla)
- sport /spɔːt/ spor
- beach /biːtʃ/ plaj
- sea /siː/ deniz
- closed /kləʊzd/ kapandı
Yazma
Eskiden olan ve artık olmayan şeyler hakkında beş cümle.
Örnek
I used to live in a small town near the sea. We used to go to the beach every evening. I didn't use to like big cities. Now I live in Istanbul and I like it. I used to read a lot, but now I don't have time.
Kontrol listesi
Bu dersi diğer bölümlerde çalışın
Bir özellik fikrin var mı?
⚑ isteğe bağlı