Gelecekten söz etmek
Gelecekten üç yolla söz edebilir ve aralarında seçim yapabilirim.
Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.
Dilbilgisi
5 dkİngilizcede gelecekten söz etmenin üç yolu vardır ve bunlar birbirinin yerine kullanılamaz.
| biçim | ne zaman | örnek |
|---|---|---|
| will | konuşma anında verilen karar, tahmin, söz | It's cold — I'll close the window. |
| be going to | önceden verilmiş karar (niyet); belli olan tahmin | I'm going to visit my sister next week. |
| Present Continuous | başkalarıyla yapılmış anlaşma, belirlenmiş plan | I'm meeting Tom at five. |
Bütün biçimleriyle will:
| I will help you. → I'll help you. | |
| I won't be late. | won't = will not |
| Will you help me? — Yes, I will. |
will bütün kişilerde aynıdır, ondan sonra fiil yalın hâldedir, to konmaz.
Nasıl seçilir — tek soru: buna ne zaman karar verdiniz?
| az önce karar verdim | The phone is ringing. I'll answer it. |
| önceden karar verdim | I'm going to answer all my letters today. |
| biriyle anlaştım | I'm answering questions at the meeting tomorrow. |
Türkçe konuşanların hataları
diliniz için yazıldıHer şey için will
✗ I will visit my sister next week (eski bir plan) → ✓ I'm going to visit. Türkçede “-ecek” üç durumun hepsine yeter (“ziyaret edeceğim”) ve will evrensel görünür. Ama önceden kararlaştırılmış plan için genellikle going to kullanılır.
Anında karar ve söz için geniş zaman
✗ The phone is ringing. I answer it. → ✓ I'll answer it.; ✗ I bring it back on Monday → ✓ I'll bring it back on Monday. Türkçede bunlar geniş zamanla söylenir (“Telefona ben bakarım”, “Pazartesi getiririm”). İngilizce Present Simple bu işi görmez: will gerekir.
Plan için geniş zaman
✗ Tomorrow I go to the cinema (plan olarak) → ✓ I'm going to the cinema tomorrow (biletler alındıysa) ya da I'm going to go (yalnızca niyetse). “Yarın sinemaya giderim” geniş zamanı I go'yu çağırır; plan için “gidiyorum” gibi düşünün: anlaşılmış plan Present Continuous ister.
Telaffuz
3 dk'll neredeyse duyulmaz — zamire yapışmış tek bir /l/ ünsüzüdür: I'll /aɪl/, he'll /hiːl/, they'll /ðeɪl/.
won't — /wəʊnt/, /əʊ/ ikili ünlüsüyle; yazıdaki o düz bir “o” değildir. want /wɒnt/ ile karıştırmayın: I won't go — “gitmeyeceğim”, I want to go — “gitmek istiyorum”. Fark yalnızca ünlüdedir ve anlamı değiştirir.
Metin
3 dkAre you free on Saturday?
No, I'm meeting my sister at twelve. We're going to the theatre.
And on Sunday?
I'm going to stay at home. I have a lot of work.
It's raining. Take my umbrella.
Thanks, I'll bring it back on Monday. I won't forget.
Alıştırmalar
8–10 dk1. Seçme.
- The phone is ringing. I answer it
- I visit my sister next week — I decided last month
- I Tom at five — we agreed on Monday
Cevapları göster
2. Boşluk doldurma.
- I help you. (yardım teklif ediyorsunuz)
- I be late, I promise
- you open the window?
Cevapları göster
3. Hata bulma.
- I will to help you.
- I'm going visit my sister next week.
- Tomorrow I go to the cinema. (biletler alındı)
Cevapları göster
4. Eşleştirme.
- will
- going to
- Present Continuous
Cevapları göster
Özet
Bu derste işlenenler
- will ve won't
- gelecekten söz etmenin üç yolu ve aralarında seçim kuralı
Sırada 10. ders: kurallar ve yükümlülükler.
Temel dersin sonu
Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.
isteğe bağlı
Kart destesine kelimeler
12 kelime- won't /wəʊnt/ -meyecek, -mayacak (will not)
- promise /ˈprɒmɪs/ söz vermek
- agree /əˈɡriː/ anlaşmak, kabul etmek
- free /friː/ boş, serbest
- busy /ˈbɪzi/ meşgul
- theatre /ˈθɪətə/ tiyatro
- umbrella /ʌmˈbrelə/ şemsiye
- bring back /brɪŋ ˈbæk/ geri getirmek
- answer /ˈɑːnsə/ cevap vermek; (telefona) bakmak
- meeting /ˈmiːtɪŋ/ toplantı, buluşma
- decide /dɪˈsaɪd/ karar vermek
- sure /ʃʊə/ emin
Yazma
Önümüzdeki hafta sonu hakkında dört cümle: bir anlaşma, bir niyet, bir söz.
Örnek
I'm meeting my sister on Saturday. We're going to the theatre. On Sunday I'm going to stay at home. I won't work at all.
Kontrol listesi
Bu dersi diğer bölümlerde çalışın
Bir özellik fikrin var mı?
⚑ isteğe bağlı