Evimi anlatmak
Dairemde neler olduğunu ve bunların nerede durduğunu söyleyebilirim.
Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.
Dilbilgisi
4 dkThere is ve there are, bir şeyin o yerde bulunduğunu bildirir. Türkçede bu işi “var” ve “yok” görür — “odamda bir masa var” —, İngilizce ise bunun için ayrı bir yapı ister.
| There is a table in my room. | Odamda bir masa var. |
| There are two windows in my room. | Odamda iki pencere var. |
| Is there a lift in your building? | Evinizde asansör var mı? |
| There isn't a lift. / There aren't two rooms. | Asansör yok. / İki oda yok. |
| Yes, there is. / No, there isn't. | Kısa cevap. |
is ile are arasındaki seçimi, öncesinde değil, SONRASINDA gelen belirler: There is a table, There are two tables.
Yer edatları:
| edat | |
|---|---|
| in | içinde, -de |
| on | üstünde, üzerinde |
| under | altında |
| next to | yanında |
| between | arasında |
| in front of | önünde |
| behind | arkasında |
Türkçe konuşanların hataları
diliniz için yazıldı“Var” hiç değişmez, is / are değişir
✗ There is two windows in my room → ✓ There are two windows in my room. Türkçede “bir masa var” da “iki pencere var” da aynı “var” ile kurulur, bu yüzden is her yere konur. Sayıya bakılmalıdır — ama bir listede İngilizce İLK söylenene bakar: ✗ There are a table and two chairs → ✓ There is a table and two chairs.
Sayıdan sonra çoğul eki yok
✗ There are two window
✓ There are two windows
Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (“iki pencere”, “beş daire”); İngilizcede two, five sonrasında -s zorunludur.
Tek bir “-de” eki, birkaç edat
✗ My books are in my table
✓ My books are on my table
Türkçe “kitaplarım masada” ile “kitaplarım odada” cümlelerini aynı bulunma ekiyle kurar; İngilizce ise yüzeyin üstü (on) ile bir şeyin içi (in) arasında seçim yapar.
There is ile It is
There is a table — masanın var olduğunu bildiririz. It is a table — bu nesnenin NE olduğunu söyleriz. ✗ It is a table in my room — bu yanlış. Türkçede de ikisi farklıdır (“odamda bir masa var” / “bu bir masa”), ama İngilizcede ikisinde de is olduğu için kolayca karışır.
Telaffuz
3 dkthere ötümlü /ð/ sesiyle başlar — 4. dersteki this ve mother kelimelerindeki sesin aynısı: /ðeə/. Türkçedeki “d” ya da “z” değil: “der” ya da “zer” diye okunmaz.
Akıcı konuşmada yapı kısalır: there is → there's /ðeəz/. There are tam olarak kısalmaz, ama are zayıf okunur — /ə/.
Metin
3 dkThis is my flat. There is one big room and a small kitchen. There are two windows in my room. There is a table next to my bed. My books are on my table. There isn't a lift in my building. There are five flats on my floor.
Alıştırmalar
8–10 dk1. Boşluk doldurma.
- a big table in my room
- two chairs next to my table
- a lift in my building?
- five flats on my floor
Cevapları göster
2. Boşluk doldurma.
- My books are my table
- My bed is the window and my table
- There is a cat my chair
Cevapları göster
3. Hata bulma.
- In my room a big table.
- There are a table in my room.
- It is a lamp on my table.
Cevapları göster
4. Eşleştirme.
Edat → anlam. under, next to, behind, in front of → yanında, altında, önünde, arkasında
Cevapları göster
Özet
Bu derste işlenenler
- tüm biçimleriyle there is / there are
- yedi yer edatı
Sırada 14. ders: the artikeli ve işaret sözcükleri.
Temel dersin sonu
Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.
isteğe bağlı
Kart destesine kelimeler
14 kelime- flat /flæt/ daire
- room /ruːm/ oda
- kitchen /ˈkɪtʃɪn/ mutfak
- bathroom /ˈbɑːθruːm/ banyo
- window /ˈwɪndəʊ/ pencere
- door /dɔː/ kapı
- table /ˈteɪbl/ masa
- chair /tʃeə/ sandalye
- bed /bed/ yatak
- lamp /læmp/ lamba
- wall /wɔːl/ duvar
- floor /flɔː/ yer, zemin; kat
- lift /lɪft/ asansör
- next to /ˈnekst tuː/ yanında
Yazma
Odanız hakkında beş cümle: odada neler var ve nerede duruyorlar.
Örnek
This is my room. There is a big table next to the window. There are two chairs. My books are on my table. There isn't a television.
Kontrol listesi
Bu dersi diğer bölümlerde çalışın
Bir özellik fikrin var mı?
Sırada ne görmek istediğini bize söyle — her mesajı okuyoruz.
⚑ isteğe bağlı