Dilbilgisi ~20 dk temel ders kaldı

Evimi anlatmak

Bu dersten sonra yapabilecekleriniz

Dairemde neler olduğunu ve bunların nerede durduğunu söyleyebilirim.

Derse başla Çekirdek 18–20 dk · adım: 6 · isteğe bağlı: +2

Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.

Dilbilgisi

4 dk

There is ve there are, bir şeyin o yerde bulunduğunu bildirir. Türkçede bu işi “var” ve “yok” görür — “odamda bir masa var” —, İngilizce ise bunun için ayrı bir yapı ister.

There is a table in my room. Odamda bir masa var.
There are two windows in my room. Odamda iki pencere var.
Is there a lift in your building? Evinizde asansör var mı?
There isn't a lift. / There aren't two rooms. Asansör yok. / İki oda yok.
Yes, there is. / No, there isn't. Kısa cevap.

is ile are arasındaki seçimi, öncesinde değil, SONRASINDA gelen belirler: There is a table, There are two tables.

Yer edatları:

edat
in içinde, -de
on üstünde, üzerinde
under altında
next to yanında
between arasında
in front of önünde
behind arkasında
Reklam

Türkçe konuşanların hataları

diliniz için yazıldı
1

“Var” hiç değişmez, is / are değişir

✗ There is two windows in my room → ✓ There are two windows in my room. Türkçede “bir masa var” da “iki pencere var” da aynı “var” ile kurulur, bu yüzden is her yere konur. Sayıya bakılmalıdır — ama bir listede İngilizce İLK söylenene bakar: ✗ There are a table and two chairs → ✓ There is a table and two chairs.

2

Sayıdan sonra çoğul eki yok

✗ There are two window

✓ There are two windows

Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (“iki pencere”, “beş daire”); İngilizcede two, five sonrasında -s zorunludur.

3

Tek bir “-de” eki, birkaç edat

✗ My books are in my table

✓ My books are on my table

Türkçe “kitaplarım masada” ile “kitaplarım odada” cümlelerini aynı bulunma ekiyle kurar; İngilizce ise yüzeyin üstü (on) ile bir şeyin içi (in) arasında seçim yapar.

4

There is ile It is

There is a table — masanın var olduğunu bildiririz. It is a table — bu nesnenin NE olduğunu söyleriz. ✗ It is a table in my room — bu yanlış. Türkçede de ikisi farklıdır (“odamda bir masa var” / “bu bir masa”), ama İngilizcede ikisinde de is olduğu için kolayca karışır.

Telaffuz

3 dk

there ötümlü /ð/ sesiyle başlar — 4. dersteki this ve mother kelimelerindeki sesin aynısı: /ðeə/. Türkçedeki “d” ya da “z” değil: “der” ya da “zer” diye okunmaz.

Akıcı konuşmada yapı kısalır: there is → there's /ðeəz/. There are tam olarak kısalmaz, ama are zayıf okunur — /ə/.

Reklam

Metin

3 dk

This is my flat. There is one big room and a small kitchen. There are two windows in my room. There is a table next to my bed. My books are on my table. There isn't a lift in my building. There are five flats on my floor.

Alıştırmalar

8–10 dk

1. Boşluk doldurma.

  1. a big table in my room
  2. two chairs next to my table
  3. a lift in my building?
  4. five flats on my floor
Cevapları göster
There is, There are, Is there, There are.

2. Boşluk doldurma.

  1. My books are my table
  2. My bed is the window and my table
  3. There is a cat my chair
Cevapları göster
on, between, under.

3. Hata bulma.

  1. In my room a big table.
  2. There are a table in my room.
  3. It is a lamp on my table.
Cevapları göster
There is a big table in my room / In my room there is a big table; There is a table in my room; There is a lamp on my table.

4. Eşleştirme.

Edat → anlam. under, next to, behind, in front of → yanında, altında, önünde, arkasında

Cevapları göster
under — altında, next to — yanında, behind — arkasında, in front of — önünde.
Reklam

Özet

Bu derste işlenenler

  • tüm biçimleriyle there is / there are
  • yedi yer edatı

Sırada 14. ders: the artikeli ve işaret sözcükleri.

Temel dersin sonu

Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.

Ders 14

isteğe bağlı

Kart destesine kelimeler

14 kelime
  • flat /flæt/ daire
  • room /ruːm/ oda
  • kitchen /ˈkɪtʃɪn/ mutfak
  • bathroom /ˈbɑːθruːm/ banyo
  • window /ˈwɪndəʊ/ pencere
  • door /dɔː/ kapı
  • table /ˈteɪbl/ masa
  • chair /tʃeə/ sandalye
  • bed /bed/ yatak
  • lamp /læmp/ lamba
  • wall /wɔːl/ duvar
  • floor /flɔː/ yer, zemin; kat
  • lift /lɪft/ asansör
  • next to /ˈnekst tuː/ yanında

Yazma

Odanız hakkında beş cümle: odada neler var ve nerede duruyorlar.

Örnek

This is my room. There is a big table next to the window. There are two chairs. My books are on my table. There isn't a television.

Kontrol listesi

Taslak bu cihaza kaydedildi
Reklam

Bir özellik fikrin var mı?

Sırada ne görmek istediğini bize söyle — her mesajı okuyoruz.

Fikri gönder →
Reklam
Reklam