Belli bir anda ne yapıyor olacağımı söylemek
Gelecekte belli bir anda neyle meşgul olacağımı söyleyebilir ve karşımdakinin planlarını kibarca sorabilirim.
Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.
Dilbilgisi
14 dkB1 #5'te geleceğin beş biçimi vardı ve her biri “ne olacak?” sorusuna cevap veriyordu. Bazen başka bir şey gerekir: ne olacağı değil, belli bir anda neyin sürüyor olacağı. “Yarın saat onda denizin üzerinde uçuyor olacağım.” İngilizcede bunun için Future Continuous — sürekli gelecek zaman vardır; Türkçedeki “-iyor olacak” biçimi ona çok yakındır. Bu, Past Continuous'un (A2 #2) ikizidir: orada geçmişte bir arka plan vardı (At ten I was flying), burada gelecekte bir arka plan var (At ten I'll be flying).
Yapı: will be + -ing'li fiil. will ve be bütün kişilerde aynıdır, yalnızca asıl fiil değişir.
| olumlu cümle | I'll be working all day tomorrow. |
| olumsuz cümle | She won't be coming to the meeting. (won't = will not) |
| soru | Will you be using the car tonight? |
| kısa cevap | Yes, I will. / No, I won't. |
Kısa cevapta be ve -ing tekrarlanmaz: yalnızca will ya da won't. probably, still, definitely zarfları will ile be arasına girer: I'll probably be working late. Olumsuz cümlede probably öne, won't'tan önceye geçer: I probably won't be working on Friday.
Ne zaman kullanılır.
Birincisi — gelecekte adı konmuş bir anda süren bir süreç. An genellikle açıkça söylenir: at ten tomorrow, this time tomorrow (“yarın bu saatte”), this time next week, all day on Saturday. Don't call at six — I'll be driving. Telefon yolculuğun ortasına denk gelecek: direksiyonda olacağım. Süreç bütün bir dönemi de kaplayabilir: I'll be working all day on Saturday — cumartesinin tamamı işe gidecek.
İkincisi — planlar hakkında kibar bir soru: Will you be using the printer this afternoon? Karşımızdakinin gününün nasıl geçeceğini soruyoruz ve onu sıkıştırmıyoruz. Will you use the printer? bir karar sorusu gibi duyulur ve kolayca bir rica, hatta bir sitem gibi anlaşılır. Bu yüzden işte, otelde, mağazada planlar sürekli biçimle sorulur: Will you be paying by card? Sürekli biçim neden daha kibardır? “Ne karar vereceksiniz?” diye değil, “sizde ne olup bitecek?” diye sorar. Karşınızdakinin sizin için bir şeye karar vermesi gerekmez: yalnızca gününü anlatır. Siz de planlarını öğrendikten sonra, sakıncası yoksa bir şey rica edebilirsiniz: Will you be using the car tonight? If not, could I borrow it?
Olumsuzda da aynı ton vardır. I won't come to the meeting — “gelmeyeceğim”, bir ret gibi duyulur: istemiyorum. I won't be coming to the meeting — sakin bir bilgi: işler öyle gelişiyor.
Basit will ile karşılaştırın. Fark, Past Simple ile Past Continuous arasındakiyle aynıdır:
| At eight we'll have dinner. | Sekizde yemeğe oturacağız: yemek sekizde başlayacak. |
| At eight we'll be having dinner. | Sekizde yemek yiyor olacağız: yemek zaten sürüyor olacak. |
Present Continuous ile de. I'm meeting Anna at six — anlaşma (B1 #5): buluşma ayarlandı. At half past six I'll be sitting in a café with Anna — o anın resmi: ne yapıyor olacağım. Çoğu zaman ikisi yan yana kullanılır: önce plan, sonra resim.
Durum fiilleri (B1 #4) sürekli gelecek zamanda kullanılmaz. know, like, want ve “sahip olmak” anlamındaki have ile basit will gelir: This time next year I'll know much more.
Başka örnekler:
| This time tomorrow I'll be sitting in an exam. | Yarın bu saatte sınavda oturuyor olacağım. |
| We'll be living in Leeds this time next year. | Seneye bu zamanlar Leeds'te yaşıyor olacağız. |
| Will you be staying for dinner? | Yemeğe kalacak mısınız? — kibar, planlarla ilgili |
| I won't be working on Friday. | Cuma günü çalışmıyorum. |
Böyle söylenmez. ✗ Will you be come tomorrow? → ✓ Will you be coming tomorrow? be'den sonra yalın hâl değil, -ing'li fiil gerekir.
Kendinizi sınayın. “Yarın saat dokuzda işe gidiyor olacağım” nasıl söylenir? I won't come ile I won't be coming arasındaki fark ne? I'll be knowing the results tomorrow neden denmez?
cevapları göster
Türkçe konuşanların hataları
diliniz için yazıldıSüreç için basit will
Don't call at six — I'll drive İngilizcede bir karar gibi duyulur: “tamam, ben sürerim”. “Altıda direksiyonda olacağım” demek için ✓ Don't call at six — I'll be driving gerekir. Türkçede “altıda araba kullanacağım” hem karar hem süreç için söylenebilir ve “-ecek” will'i çağırır. İngilizcede basit will süreçten söz etmez: sürmekte olanı “-iyor olacağım” verir.
“Biliyor olacağım” = I'll be knowing
✗ This time next week I'll be knowing my results
✓ This time next week I'll know my results
Türkçede “haftaya bu zaman sonuçlarımı biliyor olacağım” doğal bir cümledir. İngilizcede know, like, want hiçbir zamanda -ing almaz (B1 #4).
Rica gibi duyulan soru
Will you use the car tonight? hata değildir, ama arabayı sizin istediğiniz ya da memnun olmadığınız gibi duyulur. Tarafsız soru — ✓ Will you be using the car tonight? Türkçede “Bu akşam arabayı kullanacak mısın?” zaten tarafsızdır, bu yüzden İngilizce basit biçimin tonu kolayca gözden kaçar.
will ve won't “v” ile
Türkçede /w/ sesi yoktur ve yerine çoğu zaman “v” söylenir: “vil yu bi”, “vont bi”. /w/ dudaklar yuvarlatılıp öne uzatılarak, dişler dudağa değmeden söylenir: Will you be…? /wɪl jə bi/, won't be /wəʊnt bi/.
Telaffuz
3 dk'll be tek solukta söylenir: /l bi/. I'll be working /aɪl bi ˈwɜːkɪŋ/. I'll sonunda kalın /l/ olan tek bir hecedir, “ay vil” değil. Vurgu asıl fiile düşer.
Will you be…? sorusunda ilk üç kelime vurgusuzdur: /wɪl jə bi/. Will you be using the car? /wɪl jə bi ˈjuːzɪŋ ðə ˈkɑː/. Vurgulu olanlar using ve car'dır, her “evet ya da hayır” sorusunda olduğu gibi ses sonda yükselir.
won't be — /wəʊnt bi/: /b/'den önce /t/ neredeyse duyulmaz, ama ünlü uzun /əʊ/ olarak kalır. won't'u want'tan ayıran tam da odur (B1 #5).
Metin
5 dkAre you around next week? I need to ask you a favour.
Not really, I'm afraid. I'll be travelling most of the week. I'm flying to Edinburgh on Monday for a conference.
Oh. Will you be using your car next week?
No, it'll be sitting in the garage all week. I'll be taking the train to the airport. Do you want to borrow it?
That would be amazing. My parents are visiting, and I'd like to take them to the coast.
Of course. Just don't phone me on Tuesday morning — I'll be giving my talk at ten.
Good luck! Will you be staying in a hotel?
Yes, near the conference centre. In the evenings I'll probably be working on my slides, but on Thursday we're having dinner in the castle.
Sounds lovely. And how do I get the car keys?
My sister has a spare set. Call her this evening, but not at seven — she'll be swimming then.
And what time does your flight land on Friday?
At six. So at eight I'll be sitting at home with a takeaway, and you'll be telling me all about the coast.
Alıştırmalar
30 dk1. Boşluk doldurma.
- This time tomorrow I (fly) over the Alps
- — It's cold in here. — I (close) the window
- Don't call me at six — I (drive) home
- I promise I (not / tell) anyone
- At ten tomorrow morning we (sit) in an exam
- I think you (like) this film
- This time next year they (live) in Bristol
- Don't worry, by Friday I (know) the results
- Don't come at eight — we (have) dinner then
- you (use) the printer this afternoon? I need to print forty pages
Cevapları göster
2. Soruyu kibarca yeniden yazın
- Will you use the car tonight?
- Will you come to the meeting on Friday?
- Will you pay by card?
- Will you stay for dinner?
- Will you work from home tomorrow?
Cevapları göster
3. Hata bulma.
- I'll flying to London at ten.
- This time next week I'll be knowing my results.
- Will you be come to the party?
- At nine tomorrow I'll be sit in the dentist's chair.
- She won't working on Monday.
- This time tomorrow we will are driving to Wales.
Cevapları göster
4. İpucunu tam bir cevaba dönüştürün
- Can I call you at nine tomorrow? (no / I / drive / to work)
- Are you free on Saturday afternoon? (no / I / help / my parents in the garden)
- Can you come to the café at one? (sorry / I / have / lunch with a client)
- What will you be doing this time next year? (I / study / at university)
- Can we talk on Monday morning? (no / I / sit / on a train to London)
Cevapları göster
5. Ret olarak değil, sakin bir bilgi olarak yeniden yazın:
- I won't come to the meeting tomorrow.
- We won't use the meeting room this afternoon.
- She won't work on Friday.
- I won't stay for dinner, I'm afraid.
Cevapları göster
6. Tam cümlelerle cevap verin
— kendinizden söz ederek. Aşağıdaki cevaplar örnektir. 1) What will you be doing at eight o'clock tomorrow morning? 2) What will you be doing this time next week? 3) Will you be working this weekend?
Cevapları göster
7. İngilizceye çevirin.
1) Yarın bu saatte Edinburgh'a uçuyor olacağım. 2) Yedide arama — akşam yemeği yiyor olacağız. 3) Bu akşam dizüstü bilgisayarı kullanıyor olacak mısın? 4) Cuma günü çalışıyor olmayacağım. 5) Sabah saat onda bir konuşma yapıyor olacağım.
Cevapları göster
Özet
Bu derste işlenenler
- Future Continuous'un bütün biçimleri
- gelecekte adı konmuş bir anda süren süreç
- planlar hakkında kibar soru ve yumuşak won't be …ing
- basit will ve Present Continuous ile farkı
Sırada 8. ders: hayal kurmak.
Temel dersin sonu
Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.
isteğe bağlı
Kart destesine kelimeler
14 kelime- be around /bi əˈraʊnd/ buralarda olmak, ulaşılabilir olmak
- favour /ˈfeɪvə/ iyilik, rica
- conference /ˈkɒnfərəns/ konferans
- garage /ˈɡærɑːʒ/ garaj
- borrow /ˈbɒrəʊ/ ödünç almak
- coast /kəʊst/ kıyı, sahil
- give a talk /ˌɡɪv ə ˈtɔːk/ konuşma yapmak, sunum yapmak
- slide /slaɪd/ slayt
- castle /ˈkɑːsl/ kale, şato
- spare /speə/ yedek
- land /lænd/ inmek (uçak)
- takeaway /ˈteɪkəweɪ/ paket yemek, dışarıdan söylenen yemek
- printer /ˈprɪntə/ yazıcı
- this time tomorrow /ðɪs ˌtaɪm təˈmɒrəʊ/ yarın bu saatte
Yazma
Yarınki gününüz üzerine altı cümle: üç-dört anda neyle meşgul olacağınız ve başkasının planları hakkında bir kibar soru.
Örnek
Tomorrow is going to be a busy day. At eight I'll be driving to work, and at ten I'll be giving a presentation to our new clients. At one I'll be having lunch with my manager. In the afternoon I won't be working in the office — I'll be visiting a factory outside town. This time tomorrow evening I'll be sitting on the sofa with a cup of tea. Will you be using the car tomorrow, by the way?
Kontrol listesi
Bu dersi diğer bölümlerde çalışın
Bir özellik fikrin var mı?
⚑ isteğe bağlı