Anlaşılır bir cümle kurmak
Üç parçalı basit bir cümle söyleyebilirim — kim, ne yapıyor, neyi — ve kelimelerin yerini anlamı değiştirecek şekilde karıştırmam.
Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.
Dilbilgisi
4 dkİngilizcede kelime sırası serbest değildir: dilbilgisinin ta kendisidir. Eylemi yapan başta, eylem ikinci sırada, geri kalan her şey ondan sonra gelir.
| kim | ne yapıyor | neyi |
|---|---|---|
| I | speak | English |
| You | know | my brother |
| We | live | in Istanbul |
Yerlerini değiştirin — cümle ya anlam değiştirir ya da dağılır.
İlk beş fiil. Şimdilik I ve you biçimlerini alıyoruz — bunlar fiilin yalın hâliyle aynıdır:
| fiil | |
|---|---|
| work | çalışmak |
| live | yaşamak |
| speak | konuşmak (bir dili) |
| know | bilmek; tanımak |
| like | hoşlanmak, sevmek |
Yerle ilgili üç kural var ve üçü de aynı şekilde çiğnenir:
- Sıfat, isimden önce gelir: a big city, a city big değil.
- Fiil ile nesne arasına hiçbir şey girmez: I speak English well, I speak well English değil.
- Nerede ve ne zaman — cümlenin sonunda, eylemi yapan ile fiilin arasında değil: I work in Istanbul, I in Istanbul work değil. Zaman başa da alınabilir: Every day I speak English. (Kısa sıklık kelimelerinin — always, often — kendi kuralı var, o 11. dersin konusu.)
Türkçe konuşanların hataları
diliniz için yazıldıFiili sona koymak
✗ I coffee like
✓ I like coffee
Türkçede fiil cümlenin sonunda durur (Ben kahve severim), bu sıra İngilizceye de taşınır. İngilizcede yer değiştirmek vurgu katmaz, cümleyi bozar: dinleyici önce eylemi yapanı, hemen ardından fiili bekler.
Yer bilgisini fiilden önce koymak
✗ I Istanbul in live
✓ I live in Istanbul
Türkçede yer ismin ekiyle gösterilir ve fiilden önce gelir (İstanbul'da yaşıyorum). İngilizcede in ismin önüne gelir, in Istanbul ise fiilden sonra, cümlenin sonunda durur.
Telaffuz
3 dkCümledeki kelimelerin hepsi vurgulu değildir. Vurgu anlam taşıyan kelimelere düşer; görev kelimeleri zayıf ve kısa söylenir.
I work in Istanbul. I speak English and Turkish.
in, and, a akıcı konuşmada neredeyse duyulmaz — bu özensizlik değil, normaldir. Her kelimeyi aynı güçte söylerseniz konuşma bir liste gibi çıkar.
Metin
3 dkI live in Istanbul. I work in a big office. I speak Turkish and English. I like my work. You know my brother Tom. You like Italian food.
Alıştırmalar
8–10 dk1. Kelime sıralama.
- [ English / speak / I ]
- [ my brother / know / you ]
- [ a big office / in / work / I ]
Cevapları göster
2. Hata bulma.
- I speak well English.
- Coffee I like.
- I in Istanbul live.
Cevapları göster
3. Boşluk doldurma.
- I in Istanbul
- I English and Turkish
- You my sister
Cevapları göster
4. Eşleştirme.
- sıfat
- zarf well
- yer zarfı
Cevapları göster
Özet
Bu derste işlenenler
- “kim — ne yapıyor — neyi” sırası
- sıfatın
- zarfın ve yer-zaman bilgisinin yeri
- beş fiil
Sırada 8. ders: nasıl soru sorulur ve nasıl “hayır” denir.
Temel dersin sonu
Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.
isteğe bağlı
Kart destesine kelimeler
12 kelime- work /wɜːk/ çalışmak; iş
- live /lɪv/ yaşamak
- speak /spiːk/ konuşmak (bir dili)
- know /nəʊ/ bilmek
- like /laɪk/ hoşlanmak
- office /ˈɒfɪs/ ofis
- food /fuːd/ yemek
- well /wel/ iyi
- every day /ˈevri deɪ/ her gün
- English /ˈɪŋɡlɪʃ/ İngilizce; İngiliz
- now /naʊ/ şimdi
- also /ˈɔːlsəʊ/ de, da; ayrıca
Yazma
Dört cümle: nerede yaşadığınız, nerede çalıştığınız, hangi dilleri konuştuğunuz, neyi sevdiğiniz.
Örnek
I live in Istanbul. I work in a big office. I speak Turkish and English. I like Italian food.
Kontrol listesi
Bu dersi diğer bölümlerde çalışın
Bir özellik fikrin var mı?
Sırada ne görmek istediğini bize söyle — her mesajı okuyoruz.
⚑ isteğe bağlı