Dilbilgisi ~21 dk temel ders kaldı

Otele yerleşmek ve izin istemek

Bu dersten sonra yapabilecekleriniz

Kibarca bir şey rica edebilir, izin isteyebilir ve otele giriş yapabilirim.

Derse başla Çekirdek 19–21 dk · adım: 6 · isteğe bağlı: +2

Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.

Dilbilgisi

5 dk

could — kibar rica. Biçimi geçmiş zaman, anlamı şimdiki zaman.

Could you help me, please? Bana yardım edebilir misiniz?
Could I have the key, please? Anahtarı alabilir miyim?
Could you repeat that, please? Tekrar eder misiniz, lütfen?

could, can'in geçmiş zaman biçimidir, ama ricada zamandan söz edilmez: geçmiş biçim burada geçmişi değil, kibar bir mesafeyi gösterir. Türkçede de benzeri vardır: “Bir şey sorabilir miydim?” — biçim geçmiş, ama soru şimdi soruluyor.

Bu, A1'in ilk dersinde başlayan merdivenin üçüncü ve son basamağıdır:

nerede ne zaman uygun
Sorry? / A coffee, please. A1 #1, A1 #16 her zaman, en kısa biçim
Can you…? / Can I…? A1 #20 olağan kibarlık
Could you…? / Could I…? burada yabancılarla, otelde, resmî ortamda

May I…? — izin, daha da resmî: May I come in?, May I use your phone? Neredeyse yalnızca I ve we ile kullanılır.

I'd like… — kibar “… istiyorum”, A1'de A coffee, please'in yerini tutan biçim: I'd like a coffee, please, I'd like to book a room. I'd = I would; would like'tan sonra bir isim ya da to + fiil gelir. I like — “severim, hoşuma gider” ile karıştırmayın.

Would you mind + -ing biçimi — en kibar rica, ve mantığı terstir:

Would you mind opening the window? Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?
— Not at all. — Hiç yok. (= açarım)

Kelimesi kelimesine “sakıncası olur muydu?”, bu yüzden kabul olumsuzlukla söylenir.

Reklam

Türkçe konuşanların hataları

diliniz için yazıldı
1

to ile could

✗ Could you to help me?

✓ Could you help me?

A1 #20'deki I can to swim hatasının aynısı: Türkçede “-ebil-” fiile yapışan bir ektir, İngilizcede ise bütün yardımcı fiillerden — can, must, should, could, may — sonra fiil yalın gelir.

2

“Alabilir miyim?” çevirisi

✗ Could I take the key?

✓ Could I have the key, please?

A1 #20'deki gibi: ricada Türkçe “almak” İngilizcede take değil, have olur.

3

I'd like yerine I want

✗ I want a room on a high floor

✓ I'd like a room on a high floor, please

Türkçede “Bir oda istiyorum” olağan bir cümledir; İngilizcede I want otelde ya da kafede bir talep gibi duyulur ve kaba kaçabilir.

4

Would you mind sorusuna cevap

✗ Kabul anlamında Yes → bu “evet, sakıncası var” demektir. ✓ Not at all / Of course not / Sure. Soru “Açar mısınız?” gibi algılanınca “Evet” denir; oysa soru “sakıncası var mı?” — Türkçede de cevap “Yok”tur.

Telaffuz

3 dk

Rica ile emir yalnızca tonlamayla ayrılır, kelimeler aynı olabilir:

Could you help me? ↘↗ rica — önce alçalan, sonra yükselen ton
Could you help me. ↘ düz ve alçalan — emir gibi gelir

could vurgusuzdur — /kəd/, should'daki gibi l harfi okunmaz. Vurgu asıl fiile düşer: Could you help me?

Reklam

Metin

3 dk

Good evening. I have a reservation. The name is Demir.

Could you spell that, please?

D-E-M-I-R.

Thank you. Could I see your passport?

Here you are. Could I have a room on a high floor?

Of course. Room 512. Would you mind waiting a few minutes?

Not at all.

Alıştırmalar

8–10 dk

1. Boşluk doldurma.

  1. help me, please?
  2. have the key, please?
  3. opening the window?
  4. come in?
Cevapları göster
Could you, Could I, Would you mind, May I.

2. Hata bulma.

  1. Could you to help me?
  2. Would you mind to open the window?
  3. — Would you mind waiting? — Yes. (kabul anlamında)
Cevapları göster
Could you help me?; Would you mind opening the window?; Not at all. / No, not at all. / Of course not. / Sure.

3. Eşleştirme.

  1. Sorry?
  2. Can you repeat that?
  3. Could you repeat that, please?
Cevapları göster
`Sorry?` — her durumda; `Can you repeat that?` — bir arkadaşla; `Could you repeat that, please?` — otelde resepsiyon görevlisiyle.

4. Dönüştürme.

Ricayı daha kibar yapın: Help me. → Can… → Could…

Cevapları göster
Can you help me? → Could you help me, please?
Reklam

Özet

Bu derste işlenenler

  • ricada could
  • izinde may
  • I'd like
  • Would you mind + -ing
  • kibarlığın üç basamağı

Sırada 18. ders: 13–17. derslerin tekrarı.

Temel dersin sonu

Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.

Ders 54

isteğe bağlı

Kart destesine kelimeler

13 kelime
  • reservation /ˌrezəˈveɪʃn/ rezervasyon
  • book /bʊk/ rezervasyon yapmak
  • key /kiː/ anahtar
  • floor /flɔː/ kat
  • lift /lɪft/ asansör
  • single room /ˈsɪŋɡl ruːm/ tek kişilik oda
  • double room /ˈdʌbl ruːm/ çift kişilik oda
  • check in /tʃek ˈɪn/ (otele) giriş yapmak
  • check out /tʃek ˈaʊt/ (otelden) çıkış yapmak
  • towel /ˈtaʊəl/ havlu
  • of course /əv ˈkɔːs/ tabii, elbette
  • mind /maɪnd/ sakıncası olmak, itiraz etmek
  • wait /weɪt/ beklemek

Yazma

Otele girişte geçen altı replikli bir diyalog, üç farklı kibar ricayla.

Örnek

— Good evening. I have a reservation. — Could I see your passport, please? — Here you are. Could I have a room on a high floor? — Of course. Would you mind waiting a few minutes? — Not at all. May I leave my bag here? — Of course.

Kontrol listesi

Taslak bu cihaza kaydedildi
Reklam

Bir özellik fikrin var mı?

Fikri gönder
Reklam
Reklam