Dilbilgisi ~60 dk temel ders kaldı

Bir şeyin nasıl yapıldığını açıklamak

Bu dersten sonra yapabilecekleriniz

Bir süreci ya da bir kuralı, onu kimin yaptığını söylemeden anlatabilirim.

Derse başla Çekirdek 60 dk · adım: 6 · isteğe bağlı: +2

Belirtilen çekirdek süre. İki çekirdek bloğunda süre belirtilmemiştir, bu yüzden gerçek ders toplamdan uzundur.

Dilbilgisi

16 dk

A2 #19'da edilgen yapı bir hazır kalıplar listesiydi: is included, was built, I was born. Şimdi bir sisteme dönüşüyor. Bildiğiniz her zamanı edilgene koyabilecek ve bütün bir süreci anlatabileceksiniz — ekmeğin nasıl pişirildiğini, başvuruların nasıl incelendiğini, eve ne yapıldığını —, işi kimin yaptığını bir kez bile söylemeden.

Yapı: uygun zamanda be + fiilin üçüncü biçimi. Üçüncü biçim hiçbir zaman değişmez, zamanı yalnızca be taşır. Bu yüzden edilgen iki adımda kurulur: önce hangi zamanın gerektiğine karar verin, sonra be'yi o zamana koyun ve üçüncü biçimi ekleyin.

zaman edilgen Türkçesi
Present Simple Coffee is grown in Brazil. Kahve Brezilya'da yetiştirilir.
Present Continuous The road is being repaired. Yol şu anda onarılıyor.
Past Simple The bridge was built in 1890. Köprü 1890'da yapıldı.
Past Continuous The car was being washed when I arrived. Ben geldiğimde araba yıkanıyordu.
Present Perfect Our flight has been cancelled. Uçuşumuz iptal edildi.
Past Perfect All the tickets had been sold. Bütün biletler çoktan satılmıştı.
will The results will be published on Friday. Sonuçlar cuma günü yayımlanacak.
going to The old cinema is going to be sold. Eski sinema satılacak.
modal fiil The form must be signed. Formun imzalanması gerekiyor.

En sık iki kelime karıştırılır: being sürekli zamanlarda durur (is being repaired — tam şu anda onarılıyor), been ise Perfect'te (has been repaired — onarıldı, iş bitti).

Olumsuz ve soru, be'nin bulunduğu zamanın kurallarıyla kurulur. not ilk yardımcı fiilden sonra gelir, soruda ise ilk yardımcı fiil öne çıkar. Edilgende do gerekmez: onun işini be yapar.

olumsuz The room isn't cleaned on Sundays.
soru Is the room cleaned every day?
soru kelimesiyle soru When was the bridge built?
Perfect Has the road been repaired yet? — No, it hasn't.

İngilizcenin edilgene neden ihtiyacı var. Türkçede de edilgen çok kullanılır: “Burada bir okul yapılıyor”, “Kahve Brezilya'da yetiştirilir”. Ama Türkçede öznesiz etken cümle de kurulabilir: “Burada okul yapıyorlar” — kimin yaptığını fiildeki kişi eki gösterir, “onlar” söylenmez. İngilizce cümlenin ise mutlaka bir öznesi vardır. Yapan bilinmiyorsa ya da önemli değilse, işin yapıldığı şey özne yapılır ve fiil edilgene konur. Bu yüzden İngilizcede de edilgen çok sıktır, özellikle talimatlarda, duyurularda ve haberlerde.

Edilgen ne zaman seçilir.

Yapan bilinmiyor: My bike was stolen last night. Kimin çaldığını kimse bilmiyor.

Yapan önemli değil ya da zaten belli: The office is cleaned every evening. He was arrested at the airport. Onu polisin tutukladığı belli.

Bir süreç ya da kural anlatılıyor: First the flour is weighed, then it is mixed with water. Applications are checked within two weeks. Önemli olan insanlar değil, adımlar.

by — kim yaptı. Yapan by ile, yalnızca önemliyse ya da dinleyen için yeni bir bilgiyse söylenir: This bridge was designed by a famous engineer. Edilgen cümlelerin çoğunda by hiç yoktur.

İki nesneli edilgen. give, send, offer, show, pay fiillerinin iki nesnesi vardır — kime ve ne. Edilgende özne genellikle kişi olur: They gave me a form → I was given a form. A form was given to me da doğrudur, ama daha kitabi duyulur.

Edilgen yalnızca nesneli fiilde olur. Edilgen cümleyi ters çevirir: üzerinde iş yapılan şey özne olur. Fiilin nesnesi yoksa çevrilecek bir şey yoktur. happen, arrive, die, fall, appear hiçbir şeye bir şey yapmaz ve edilgenleri yoktur: ✗ What was happened? değil, What happened? Bu, Türkçeden farklıdır: Türkçede nesnesiz fiilin de edilgeni olur (“Bu yoldan gidilir”, “Burada oturulmaz”), İngilizcede olmaz. Denemesi kolay: “neyi?” ya da “kimi?” diye sorulabiliyorsa — neyi inşa ettiler, kimi tutukladılar —, edilgen mümkündür. Sorulamıyorsa değildir.

İki fiil çifti bu kuralı özellikle açık gösterir. Her çiftte fiillerden biri kendi kendine olur, öbürü bir nesneye yönelir. Edilgen yalnızca ikincisinde vardır.

anlamı etken edilgen
lie — lay — lain yatmak I lay in bed until ten. yok
lay — laid — laid koymak, yatırmak She laid the papers on the desk. The papers were laid on the desk.
rise — rose — risen yükselmek (kendiliğinden) Prices have risen again. yok
raise — raised — raised yükseltmek (bir şeyi) The shop has raised its prices. Prices have been raised.

Tuzak şurada: lay hem “koymak”tır, hem de “yatmak”ın geçmiş biçimidir: I lay in bed — “yatakta yattım”. “Yatmak”ın -ing biçimi lying, “koymak”ınki laying.

Karşılaştırın. Fiyatlarla ilgili aynı haber farklı duyulur:

Prices rose last year. Fiyatlar yükseldi — kendiliğinden, piyasa yüzünden.
Prices were raised last year. Fiyatlar yükseltildi — biri böyle karar verdi.

Edilgenin arkasında her zaman görünmeyen bir yapan durur, rise ise yapan hakkında hiçbir şey söylemez.

Başka örnekler:

Breakfast is served from seven to ten. Kahvaltı yediden ona kadar verilir.
Mobile phones must be switched off. Cep telefonlarının kapatılması gerekiyor.
The museum is visited by two million people a year. Müzeyi yılda iki milyon kişi ziyaret eder.
I was given a map at the entrance. Girişte bana bir harita verildi.
The baby was laid gently in the cot. Bebek yavaşça beşiğine yatırıldı.

Böyle söylenmez. ✗ He rose his hand → ✓ He raised his hand. El kaldırılır, fiilin bir nesnesi var — demek ki raise.

Kendinizi sınayın. They are repairing the road edilgende nasıl söylenir? Neden Prices were risen denmez ve doğrusu nedir? “Kanepeye uzandı” — She lay down mı, She laid down mı?

cevapları göster
The road is being repaired; rise'ın nesnesi yok, onun edilgeni olmaz: Prices rose, fiyatları biri yükselttiyse — Prices were raised; She lay down on the sofa — lay burada lie'ın geçmiş biçimi.
Reklam

Türkçe konuşanların hataları

diliniz için yazıldı
1

be'siz edilgen, yanlış biçim

✗ This bridge built in 1890

✗ It was build in 1890

✓ This bridge was built in 1890

It was built in 1890. “Yapıldı” tek kelimedir: edilgenliği de zamanı da ekler taşır. İngilizcede iki kelime gerekir: zamanı be, anlamı üçüncü biçim. Düzenli fiillerde ikinci ve üçüncü biçim aynıdır (was opened), düzensizlerde değil — hata da orada çıkar.

2

Öznesiz cümle

✗ In this factory make cars

✓ Cars are made in this factory

ya da They make cars in this factory. “Bu fabrikada araba yapıyorlar” cümlesinde “onlar” söylenmez: kişiyi fiildeki ek gösterir. İngilizce fiil bunu göstermez, bu yüzden özne düşmez: ya edilgen, ya da belli bir kimseyi göstermeyen they.

3

Nesnesiz fiilin edilgeni

✗ What was happened?

✗ Prices were risen

✗ He was died in 1950

✓ What happened?

Prices rose, He died in 1950. Türkçede “gidilir”, “oturulmaz” gibi nesnesiz edilgenler olağandır, was born da örnek gibi görünür. Ama born'un arkasında nesneli bir fiil var — anne bir çocuğu doğurur; happen, rise, die'ın nesnesi yok.

4

lie ile lay, rise ile raise

✗ I was laying on the beach

✗ He rose his hand

✓ I was lying on the beach

He raised his hand. Türkçe bu çiftleri ettirgen ekiyle ayırır: yatmak — yatırmak, yükselmek — yükseltmek. Aynı ipucu işe yarar: “yatırmak, koymak” — lay; “yükseltmek, kaldırmak” — raise; “yatmak”, “yükselmek” — lie, rise.

5

being yerine been

✗ The road is been repaired

✓ The road is being repaired

(şu anda onarılıyor) ya da The road has been repaired (onarıldı). Türkçede farkı zaman eki taşır: “onarılıyor” — “onarıldı”. İngilizcede bunu is being — has been çifti taşır, ve iki kelime kulağa benzer gelir.

Telaffuz

4 dk

Yardımcı fiil vurgusuz, vurgu üçüncü biçimde. It was built in 1890 — /ɪt wəz ˈbɪlt/, The road has been closed — /həz bɪn ˈkləʊzd/. was, has, been kısa, vurgusuz bir heceye kaynaşır; dinlerken asıl fiile dayanmak gerekir.

being ile been hece sayısıyla ayrılır. being /ˈbiːɪŋ/ — iki hece, been /biːn/, hızlı konuşmada /bɪn/ — tek hece. is being repaired /ɪz ˈbiːɪŋ rɪˈpeəd/ ile has been repaired /həz bɪn rɪˈpeəd/ karşılaştırın.

lie, lay, laid ünlüyle ayrılır: lie /laɪ/ — my'daki gibi; lay /leɪ/ — day'deki gibi; laid /leɪd/ — aynı ses, sonunda /d/.

rise ve raise /s/ ile değil, /z/ ile biter: rise /raɪz/, rose /rəʊz/, risen /ˈrɪzn/; raise /reɪz/, raised /reɪzd/.

Reklam

Metin

5 dk

Our bakery is in a small market town in Yorkshire. It has been run by the same family since 1952, and every loaf is still made by hand. Customers often ask how it is done, so here is the whole process.

The work starts at four in the morning. First, the flour is weighed and mixed with water, salt and yeast. The dough is then covered with a cloth and left in a warm place, and over the next two hours it slowly rises. While it is rising, the ovens are heated. Next, the dough is cut into pieces, and each piece is shaped by hand. The loaves are laid on long wooden trays and baked for about forty minutes. Then they are left by an open window to cool.

By seven o'clock the first bread has been delivered to three local cafés, and at eight the shop is opened.

This week the kitchen is being repainted, so fewer loaves are being baked than usual. And there is one more piece of news. Last year the price of flour rose sharply, so our prices had to be raised by ten pence a loaf. We were worried, but so far nobody has complained.

Alıştırmalar

35 dk

1. Boşluk doldurma.

  1. Coffee (grow) in Brazil and Colombia
  2. The road (repair) at the moment, so take the other way
  3. This bridge (build) in 1890
  4. Our flight (cancel), so we're staying another night
  5. The results (publish) next Friday
  6. When we got to the cinema, all the tickets (sell)
  7. This form must (sign) by both parents
  8. The car (wash) when I arrived, so I waited outside
Cevapları göster
is grown; is being repaired; was built; has been cancelled; will be published; had been sold / had already been sold; be signed; was being washed

2. Edilgene dönüştürün.

  1. Somebody stole my bike last night.
  2. They clean the office every evening.
  3. They are building a new school near our house.
  4. Someone has broken the kitchen window.
  5. They will announce the winner tomorrow.
  6. You must switch off mobile phones during the exam.
Cevapları göster
My bike was stolen last night; The office is cleaned every evening; A new school is being built near our house; The kitchen window has been broken; The winner will be announced tomorrow; Mobile phones must be switched off during the exam

3. lie, lay, rise ya da raise koyun

  1. Yesterday I in bed until eleven
  2. She the baby on the bed and closed the door quietly
  3. Prices have again this year
  4. If you have a question, please your hand
  5. The dog was in the sun all afternoon
  6. Last month our rent by fifty pounds. (ev sahibi böyle karar verdi)
  7. In June the sun before five
  8. The new carpet on Monday, so please don't walk on it yet. (onu döşediler)
Cevapları göster
lay; laid; risen; raise; lying; was raised; rises; was laid

4. Parantezdeki ipucuna göre dönüştürün.

  1. The bridge was built in 1890. (when ile soru)
  2. The room is cleaned every day. (olumsuz)
  3. The road has been repaired. (yet ile evet/hayır sorusu)
  4. The results will be published tomorrow. (olumsuz)
Cevapları göster
When was the bridge built?; The room isn't cleaned every day / The room is not cleaned every day; Has the road been repaired yet?; The results won't be published tomorrow / The results will not be published tomorrow

5. Hata bulma.

  1. This house was build in 1890.
  2. What was happened last night?
  3. I was laying on the sofa when the phone rang.
  4. He rose his hand and asked a question.
  5. The road is been repaired, so the buses are late.
  6. Prices were risen twice last year.
  7. In this shop sell fresh bread every morning.
Cevapları göster
This house was built in 1890; What happened last night?; I was lying on the sofa when the phone rang; He raised his hand and asked a question; The road is being repaired, so the buses are late; Prices rose twice last year / Prices were raised twice last year; Fresh bread is sold in this shop every morning / In this shop fresh bread is sold every morning / This shop sells fresh bread every morning / They sell fresh bread in this shop every morning / In this shop they sell fresh bread every morning

6. Kişiyle başlayarak yeniden yazın.

  1. They gave me a form at the entrance.
  2. They showed us the way to the station.
  3. They have offered her a job in London.
Cevapları göster
I was given a form at the entrance; We were shown the way to the station; She has been offered a job in London

7. İngilizceye çevirin.

1) Bu köprü 1890'da yapıldı. 2) Arabam şu anda tamir ediliyor. 3) Ne oldu? — Bisikletim çalındı. 4) Fiyatlar yine yükseldi. 5) Girişte bana bir harita verildi. 6) Dün bütün gün yatakta yattım.

Cevapları göster
This bridge was built in 1890; My car is being repaired at the moment / My car is being repaired now; What happened? — My bike has been stolen / What happened? — My bike was stolen; Prices have risen again; I was given a map at the entrance; I lay in bed all day yesterday

8. Bunun nasıl yapıldığını anlatın.

İyi bildiğiniz bir süreci beş-altı cümleyle anlatın: en sevdiğiniz yemek nasıl yapılır, bir koli nasıl gönderilir, bir sınav nasıl geçer. Yapanı söylemeyin; first, then, next, after that kelimeleri sırayı korumanıza yardım eder.

Örnek: First the potatoes are washed and cut into pieces. Then they are boiled in salted water for twenty minutes. After that the water is poured away, and butter and milk are added. The potatoes are mashed with a fork. The dish is served hot.

Reklam

Özet

Bu derste işlenenler: bilinen bütün zamanlarda ve modal fiillerle edilgen yapı, edilgende olumsuz ve soru, being ile been, edilgeni seçmenin üç sebebi, by, iki nesneli edilgen; edilgen yalnızca nesneli fiilde — lie ile lay, rise ile raise çiftleri. Sırada 14. ders: bir hizmet sipariş etmek.

Temel dersin sonu

Alıştırmalar tamamlandığında ders bitmiş sayılır. Bundan sonrası isteğe bağlıdır.

Ders 86

isteğe bağlı

Kart destesine kelimeler

18 kelime
  • lie /laɪ/ yatmak, uzanmak
  • lay /leɪ/ koymak, yatırmak
  • rise /raɪz/ yükselmek, artmak
  • raise /reɪz/ yükseltmek, kaldırmak
  • bakery /ˈbeɪkəri/ ekmek fırını, fırın
  • loaf /ləʊf/ somun (ekmek)
  • flour /ˈflaʊə/ un
  • dough /dəʊ/ hamur
  • yeast /jiːst/ maya
  • weigh /weɪ/ tartmak
  • oven /ˈʌvn/ fırın (pişirmek için)
  • tray /treɪ/ tepsi
  • by hand /baɪ ˈhænd/ elle
  • sharply /ˈʃɑːpli/ sert bir şekilde, birden
  • publish /ˈpʌblɪʃ/ yayımlamak
  • steal /stiːl/ çalmak
  • sign /saɪn/ imzalamak
  • announce /əˈnaʊns/ duyurmak, açıklamak

Yazma

İyi bildiğiniz bir bina ya da şehrinizde bir şeyin nasıl yapıldığı hakkında altı cümle: ne zaman inşa edildi, ona ne yapıldı, şimdi ne yapılıyor, sonra ne yapılacak. Edilgende en az dört farklı zaman.

Örnek

The library in our town was built in 1905. It was badly damaged in a fire in the sixties, and the roof had to be replaced. Since then it has been repaired twice. At the moment the reading room is being painted, so it is closed to visitors. It will be opened again next month. The building is visited by hundreds of people every week.

Kontrol listesi

Taslak bu cihaza kaydedildi
Reklam

Bir özellik fikrin var mı?

Fikri gönder
Reklam
Reklam